Anasayfa Bölüm Bloğu Sağlık Kitapları Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi

Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi

e-Posta Yazdır PDF

 

KİTABIN ADI

Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi

KİTABIN YAZARI

Prof. Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

YAYINEVİ

Boyut Matbaacılık A.Ş.

BASIM YILI

Temmuz 2003

 

YAZARIN BİYOGRAFİSİ

          1949 Safranbolu doğumlu olan Saraçoğlu, Kimya eğitimini tamamlayarak doçentlik ve profesörlük ünvanlarını aldıktan sonra;

          Türkiye’de lab’lı deterjana geçişin öncülüğünü yapmıştır.

          Yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli üniversiteler görev yapmış ve çok miktarda yayımlanmış makale ve patentleri bulunmaktadır.

          Son yıllarda Phyto-Biyokimya ağırlıklı olarak çalışan Saraçoğlu, bitkilerin insan sağlığı üzerindeki çalışma ve araştırmalarını aralıksız olarak sürdürmektedir.

          Ayrıca yazar, BROKOLİ’nin, bazı hastalıklar üzerindeki etkilerini ilk defa tüm dünyaya tanıtan kişi olma ünvanını kazanmıştır.

 

GİRİŞ

            Kitap, adından da anlaşıldığı gibi  bitkilerin sağlık üzerindeki etkilerinden bahsetmektedir. Bitkilerin kullanımındaki başarının öncelikle doğru SEÇİM, doğru HAZIRLAMA ve doğru UYGULAMA ile mümkün olabileceğine dikkat çekilmiştir.

 

            Doğru bitkinin seçilmesi, hazırlanması ve uygulanması kurallara bağlıdır. Bu kurallara uyularak tüketilmesine “kür” adını vermişlerdir.

 

            Kitapta değinilen en önemli noktalardan biride bitkinin doktorumuza danışılmadan kullanılmamasıdır.

            Kullandığımız ilaçlarımız var ise, mutlaka kullanmamız, bitkileri ancak destekleyici tedavi olarak kullanmamız önerilmiştir.

 

          Bitkilerin ve Sebzelerin şifalı gücüyle, modern tıbbı asla birbirine karıştırmayan yazarın, üzerinde araştırma ve çalışmalar yaptığı bitkileri, özetlemeden önce hazırlanışlarındaki önemli noktalara değinmek istiyorum.

 

          Bitki veya Sebzeleri önerilen süreden daha fazla kaynatmak veya demlemek, düşünülenin aksine sağlığa zarar vermektir.

 

          Bitkiyi kaynatılan suyun içinde fazla beklettiğimiz takdirde ise; reaksiyon göstererek toksin (zehir) bırakması bilinmesi gereken önemli bir husustur.

 

          Kitap da değinilen şifalı bitkilerin çoğu sebzelerden oluşmaktadır.

 

          Bu sebzelerin nasıl olsa yemeğini veya salatasını yapıyorum, diye düşünmemeliyiz. Çünkü Bitkisel Kürle aynı faydayı sağlamamaktadır.

 

          Tedavi edici reçetelerin çoğu bitkilerin kaynatılmış suları veya çaylarından oluşmaktadır. Bunların tatları hoşumuza gitmeyebilir, acı veya buruk gelebilir.

          Ancak, bundan dolayı şeker ve benzeri katkı maddeleri kesinlikle kullanılmamalıyız.

          Katkı maddelerinin kullanılması etkin maddelerin dengesini bozabilmekte veya reaksiyona girmesine sebep olabilmektedir. Bu da şifalı bitkinin tedavi edici gücünü zayıflatmakta yada tamamen ortadan kaldırabilmektedir.

Bitkilerin kaynama zamanları üzerinde önemle durulduğu için evlerimizde bolca tükettiğimiz çayı örnek vererek başlamak istiyorum:

          Çayı:

          - 1 dakika demler içerseniz, ne kadar uyarıcı, zindeleştirici

          - 5 ila 7 dakika arasında demlerseniz, iyi bir hazmettirici,

          - 10 ila 15 dakika arasında demlerseniz, keyif verici ve dinlendirici özelliğinden faydalanmış olursunuz.

 

Kitabın Özeti  :

Maydanoz

Latince Adı:Petroselinum

İngilizce:Parsley

Almanca:Petersille

Özellikleri:Angsiyete(Korku), Depresyon, Karaciğer metabolizmasını güçlendiren, Hepatit-B’ye karşı, cilt güzelliği sağlayan bir özelliği vardır.

 

          Maydanoz gerçekten doğru bir şekilde kullanılırsa mucize yaratan bir bitkidir. İnsan metabolizması üzerinde çok hızlı bir etkiye sahiptir.

Ayrıca; Ispanak, tere otu ve limonla desteklenerek daha etkili bir tedavi mümkün olabilmektedir.

 

            Günümüzde ruhsal sıkıntılar ve depresyon insanların ortak bir problemi haline gelmiştir. Merkezi Sinir Sisteminde, Noradrenalin ve seretonin hormonlarının azalması depresyona neden olabildiğinden, Maydanoz-Ispanak Kürü bu hormonların seviyelerini yükseltebilmektedir.

 

Depresyon ve Korkuya (angsiyete) karşı Kürün

Hazırlanışı:

Sabah (maydanoz+ıspanak) karışımı uygulanır.

Akşam (tereotu+ıspanak) karışımı uygulanır.

Tercihen; yemeklerden yarım saat önce veya yemekten 1 saat sonra içilir.

          Saplarıyla birlikte 5-6 yaprak ıspanak ve 10-12 tane maydanoz saplı olarak kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve ağzı kapalı olarak 3 dakika hafif ateşte yavaş yavaş kaynatılır.Soğumayı müteakip suyu içilir.Her gün sabah taze olarak hazırlanır.        Aynı günün akşamı ise ıspanak ile tere otu aynı şekilde hazırlanarak içilir.1 Hafta boyunca her gün uygulanan kür 2.Hafta iki güne bir,3.hafta 3 güne bir diğer haftalarda haftada bir olmak üzere iki ay boyunca uygulanır ve kür tamamlanır. İhtiyaca göre 6 ayda bir tekrarlanabilir.

 

Hepatit –B Hastaları için kürün hazırlanışı;

Sabah maydanoz (10-12 saplı) kaynatılıp soğutularak içilir.

Akşam maydanoz (10-12 saplı) kaynatılıp soğutularak içilir.

Tercihen; Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce veya yemekten 1 saat sonra içilir.

Gençleşmek ve vücudu arındırmak için kürün hazırlanışı:

Sabah maydanoz (10-12 saplı) havanda iyice eziniz ve üzerine

            ½ limon sıkıp kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına tüketiniz ve üzerine bir bardak su içiniz. Kahvaltıyı en az yarım saat sonra yapınız. 15 gün ara vermeden, her sabah bu kürü uyguladıktan sonra 1 Hafta ara veriniz. Sonra tekrar 15 gün aynı şekilde tekrarlayıp kürü sonlandırınız. 5-6 ay sonra tekrar durumunuza göre tekrarlayabilirsiniz.

Not: Ülkemizde yeşillik olarak bolca tüketilen maydanozun kalsiyum eksikliği (osteoporoz) bulunan insanlarda dikkatli tüketilmesi gerekmektedir. Maydanozda bulunan Apiol maddesi ne kadar uçucu özellikte olan bir yağ ise kalsiyum emilimini engelleyici özelliği çok güçlüdür.

 

Adaçayı

Latince Adı:Salvia officinalis

İngilizce:Sage

Almanca:Salbei

Özellikleri: Bademcik iltihabı, faranjit, kronik faranjit, diş eti iltihaplarında.

            Okul çağındaki çocukların günlerce bademcik iltihaplanmasından dolayı yüksek ateşle yattıkları ve okullarına gidemedikleri durumlarda adaçayı ile yapılan gargaraların gerçekten işe yaradığı bilmektedir.

            Adaçayı bademcik ve farenjit oluşumuna karşı gerçek bir koruyucu ve önleyicidir.

 

            İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi yapacaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır.

 

            Zaten latince adının ilk kelimesi olan “salvia” korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir.

            Adaçayının içerdiği etkin maddeler antibiyotik özelliği taşımaktadır. (salvin, carnosol asiti ve cirsimaritin)

 

            Ağız gargaralarının birçoğu suda çözünmedikleri için, su ile hazırlanmaları durumunda etkili olamamaktadırlar bu yüzden bir miktar alkol kullanılarak hazırlanmak durumunda olduğundan çocukların kullanımına çok uygun değildirler.

            Adaçayının içerdiği tabii antibiyotikler suda çok kolay çözünme özelliği gösterdiklerinden, özellikle çocuklar için sadece sıcak suda demlenerek gargara olarak hazırlanmaya imkân vermektedir. Hazırlanan adaçayı gargarası üç gün bozulmadan lavabomuzun rafında durabilmektedir.

 

Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu gargaranın hazırlanışı:

     Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı 10 dakika demlenir. Günde   2-3 defa gargara yapılır.Ayrıca beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra mutlaka süzünüz.

 

Not:

            Faranjit ve bademcik problemi olan kişilerin sigara ve asitli içecek (kola,soda, maden suyu gibi) uzak durmaları gerekir ve en önemlisi ağız temizliğine çok dikkat edip dişlerini düzenli olarak fırçaladıktan sonra gargara yapılmalıdır.

            Hamile bayanların ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekmektedir. Eğer düşük tehlikesi varsa kesinlikle uzak durmaları gerekir. Adaçayının yapraklarında 4 tane düşük riskini artıran etken madde bulunmaktadır.

 

 

Isırgan Otu

 

Latince Adı:Urtica

İngilizce:Nettle

Almanca:Breennessel

Özellikleri: Akciğer kanseri, şeker hastaları, saçlara parlaklık, canlılık ve kepeğe karşı, romatizma, arthiritis, romatizmal ağrı ve şikâyetlerine karşı, alerjiye karşı direnç, inflamasyonu azaltır.

            Isırgan bugüne kadar araştırılan en karmaşık bitkilerden biridir. Doğal ortamına ve çevre şartlarına son derece bağlı bir bitki olduğundan yetiştiği toprağın mineral ve tuz dengesinden en çok etkilenen bitkidir.

            İnsan vücudunda Isırganın çift taraflı değişken bir etkisi vardır.

            Bu etki şöyleki;

            Bazı etkin maddeleri metabolitlere doğrudan etki ederken, bazı etkin maddeleri de hormonal denge üzerinden etki etmektedir.

 

            Kanseri önleyici, tümörü yok edici ve de vücudumuzdaki kanserojen maddeleri uzaklaştırma gibi önemli bir özellik taşımaktadır.

            Bu özelliği, tek bir etkin maddeden kaynaklanmamaktadır.

            Isırganda kansere karşı savaşan en az on beş tane birbirinden farklı etkin madde bulunmaktadır. Ancak, bu gücü çoğu zaman yeterli olmamaktadır. Bunun nedeni, ısırganın içerdiği etkin maddelerin vücudumuz tarafından yeterli düzeyde absorbe (emilmek) edilememesidir.

 

Akciğer kanseri önleyici ve tedavi edici kürün

hazırlanışı;

    ½  litre kaynamakta olan suyun içerisine bir tutam ebegümeci (4-5gr.) ve bir tutamda ısırgan (4-5-gr.)atınız. Hafif ateşte ağzı kapalı 4 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra mutlaka süzerek bitkileri ayırınız. Aç karna sabah ve akşam bir çay bardağı içilir. Aç karna içtikten en az 20 dakika sonra yemek yemeye başlanır.

1. Hafta          bir gün arayla sabah ve akşam aç karna

2. Hafta iki gün arayla sabah ve akşam aç karna

3. Hafta üç gün arayla sabah ve akşam aç karna

4. Hafta dört gün arayla sabah ve akşam aç karna

5. Haftadan itibaren haftada bir defa sabah ve akşam aç karna  birer çay bardağı içilecek.

 

Saçlara canlılık ve parlaklık vermek ve  kepeği önlemek için ;

    Bu amaçla ısırgan otunu kuru veya taze olarak kullanabilirsiniz. Bir tutam (4-5 gr.) ısırgan otunu 750 ml.kaynamakta olan suda 4 dakika Hafif ateşte haşlayınız. Soğuduktan sonra süzünüz.

   Eğer saçlarınız temiz ise ısırgan otu suyu ile yıkayınız.Yarım saat bekleyiniz.Daha sonra sadece su ile durulayıp kurulayınız.

 

 

 

 

 

 

Havuç

 

Latince Adı: Daucus carota L.

İngilizce: Carot

Almanca: Karotte

Özellikleri: Mide ve yemek borusunda yanma, unutkanlığa ve erken bunamaya karşı, Alzheimer’e karşı önleyici, cilt ve akciğer kanserini önleyici, kalp krizini önleyici.

 

            Havuç neye yarar, diye

            kime sorsanız,; hemen gözlere iyi geldiği cevabını alırsınız.

            Halbuki, gözlerimiz için havuçtan çok daha faydalı olan sebze domatestir.

            Havuç bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için elbetteki faydalıdır. Fakat A vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve vücudumuz tarafından  emilimi için 2-3 damla sıvı yağ damlatılmalıdır.

            Hatta Avrupa’nın bazı ülkelerinde taze meyve suyu satan dükkanlarda havuç suyu sipariş ettiğiniz zaman “birkaç damla sıvı yağ damlatalım mı?” diye sorarlar.

            Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür.

            Alzheimer hastalığına karşı da önleyici etkisi %80’dir.

            Sigara tiryakileri içinse iyi bir balgam söktürücüdür.

            Yalnız, havuç alırken dikkat etmemiz gerekenlerden biri taze ve olgunlaşmış olmalıdırlar. Kolay bükülmemelidirler.

            Çok erken toplanmış havuçlarda şeker oranı %60’dır bu da oldukça yüksektir. Rengi ne kadar güçlü ise içerdiği beta-karoten maddesi o kadar fazladır.

Tedavi edici reçetesi perdede sunulmuştur.

Unutkanlığa karşı Havuç Kürü:

            3 ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilecektir. Üç tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir.

 

Mercimek

 

Latince Adı: Lens culinaris

İngilizce: Lentil

Almanca: Linse

Özellikleri: Kolesterol düşürücü.

 

            Mercimek mükemmel bir protein deposu olarak etin yerini en iyi dolduran bakliyatlardan biri olmakla beraber hem tansiyon dengeleyici hem de kolesterol düşürücü özelliğe sahiptir. Ağırlıklı olarak yeşil mercimekte bulunmaktadır.

Kolesterol düşürücü mercimek çorbası kürü;

 

            Yağsız olarak hazırlanan mercimek çorbası kürü, kolesterolü en az enginar kadar kadar düşürücü özelliğe sahiptir. Haftada 2-3 defa tüketeceğiniz yağsız mercimek çorbası, bir taraftan da tansiyonunuzun dengelenmesine yardımcı olacaktır.

 

Not: Mercimek kürü ne tansiyon problemini nede kolesterol  sorununu tedavi eden bir ilaç gibi düşünülmemelidir. Kolesterol ve tansiyon şikayetleriniz var ise mutlaka bir hekime gidiniz.

Patates

 

Latince Adı: Allium cepa

İngilizce: Potato

Almanca: Kartoffel

Özellikleri: Bağırsak kanserini önleyici, durdurucu ve tedavi edici.
           

 

            Patates, Evlerimizde hepimizin değişik şekillerde çok severek tükettiği bir sebzedir.

            Ayrıca bağırsak kanserini tedavi edici ve önleyici özelliğinden dolayı daha da sempati duymamıza yol açmaktadır.

            Ancak, patates tedavi edebildiği kadar öldürücü de olabilmektedir.

            Buna sebep ise içerdiği Solanin maddesidir. Genellikle yeşillenmiş ve filizlenmiş patateslerde yüksek oranda bulunan Solanin düşük miktarlarda alındığında, mide bulantısı, kusma, boğaz ağrısı ve ishale neden olmaktadır. Yüksek miktarlarda alınır ise şuur bozukluğu, solunum durması ile ölüme sebebiyet verebilmektedir.

            Ayrıca pişirmekle solanin maddesi zararsız hale gelmez veya yok olmaz.

Tedavi edici reçetesi perdede sunulmuştur.

            Bağırsak kanserine karşı kullanılan patatesin kabuklarında çok önemli etkin maddeler bulunmaktadır. Bu nedenle kür hazırlanırken kabukları soyulmadan kullanılmalıdır.

 

Bağırsak kanserini önleyici kürün hazırlanışı:

            Orta boy 3 adet patatesi soymadan yarım litre suda ağzı kapalı olarak patatesler çatlayana kadar haşlayınız. Kullanacağınız patatesleri soğuk suda yıkayabilirsiniz.Kesinlikle ılık veya sıcak suda yıkamayınız.

            Haftada 3 kez 3 gün boyunca aşağıdaki gibi uygulayınız. Her gün taze olarak hazırlayınız.

1.Gün 1 su bardağı

2.Gün 2 su bardağı

3.Gün 1 su bardağı

Öğlen yemeklerinden bir saat önce içiniz. Daha sonra ayda 1 defa uygulanır.

            Bağırsak kanserini durdurucu ve tedavi edici kürün hazırlanışı:

            Orta boy 3 adet patatesi soymadan yarım litre suda ağzı kapalı olarak patatesler çatlayana kadar haşlayınız. Kullanacağınız patatesleri soğuk suda yıkayabilirsiniz. Kesinlikle ılık veya sıcak suda yıkamayınız ve su içinde bekletmeyiniz.

             3 ay  boyunca her gün öğlen yemeğinden 1 saat önce 1-1,5 su bardağı içiniz. Her gün taze olarak hazırlayınız.

 

Beyaz Lahana

 

Latince Adı: Brassica oleracea var.capitta L.

İngilizce: White Cabbage

Almanca: Weisskohl

Özellikleri: Zayıflatıcı, selülitleri yok edici, antioksidan, bağırsak kanserini önleyici, hormon dengeleyici, kan dolaşımını düzenleyici.

 

            Genel olarak toksinler yağda çözünen ve suda çözünemeyen zehirli maddelerdir. En çok 3 organımızda (karaciğer, börek ve akciğerler) depolanmaktadır. Vücudumuzda değişik organlarında, yağ dokusunda ve hücre zarında biriken bu toksinleri en iyi atan beyaz lahana kürüdür. Beyaz lahanadaki bazı etkin maddeler vücudumuzdaki biyotransformasyon mekanizmasını aktive ederek toksinlere suda çözünme özelliği kazandırmaktadır.

Zayıflamak için uygulanan kürün hazırlanışı:

            4-5 adet  beyaz lahana yaprağını kaynamakta olan 750 ml suyun içine koyun ve hafif ateşte ağzı kapalı 7 dakika pişiriniz.

İlk beş gün hergün sabah ve akşam 1 su bardağı

İkinci hafta hergün 1 su bardağı

Üçüncü hafta iki günde 1 su bardağı

Dördüncü hafta üç günde 1 su bardağı

Beşinci hafta yedi günde 1 su bardağı

Altıncı hafta içilmeyecek

Yedinci hafta bir su bardağı

Zayıflamak için yaptığınız bu kür aynı zamanda toksin atıcı, arındırıcı ve kansere karşı koruyucudur.

Toksin Atıcı ve Kolon Kanserini Önleyici kürün hazırlanması;

            Kaynamakta olan yarım litre suya 6-7 adet beyaz lahana yaprağını 10 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte pişirilir. Sabah ve akşam olmak üzere aç veya tok birer su bardağı içilir. 5 gün devam edildikten sonra 3 gün ara verilir ve tekrar 2 gün uygulanır. Bu 10 günlük kürü 1 yılda  3 veya 4 defa uygulamak en doğrusudur. Yağlı ter şeklinde vücuttan toksinler atılmaya başladıkça, vücut kendini yenileyecektir.

Kan Dolaşımı Düzenleyici kürün hazırlanması;

            Kaynamakta olan yarım litre suya 3-4 adet beyaz lahana yaprağını 15 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte pişirilir. Sabah ve akşam olmak üzere aç veya tok birer su bardağı içilir.

            3 günde bir 3 gün ara verilerek toplam 21 gün uygulanır ve birinci kür tamamlanmış olur. Üç aylık aradan sonra tekrar aynı şekilde 2’nci ve son kür tamamlanmış olur.

Selülitlerin yok edilmesi için kürün hazırlanması;

            Kaynamakta olan yarım litre suya 3-4 adet beyaz lahana yaprağını 15 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte pişirilir. Sabah ve akşam olmak üzere aç veya tok birer su bardağı içilir.

            3 günde bir 3 gün ara verilerek toplam 21 gün uygulanır ve 21 gün ara verilir. 21 günlük aradan sonra haftada 1 defa sabah ve akşam 1 su bardağı içilir ve iyileşme olana kadar haftada 1 defalık küre devam edilir.

Brokoli

 

 

Latince Adı: Brassica olerace convra.botrytis var.

İngilizce: Brococoli

Almanca: Brokoli

Özellikleri: Prostatit, hormon dengeleyici, antioksidan.

 

            Bizans döneminde Anadolu ve Akdeniz bölgesinde özellikle yetiştirilen Brokoli memleketimizde son birkaç yıldan beri tanınmaya ve tüketilmeye başlanmıştır.

            Karnabaharın yeşiline benzeyen bir sebzedir ve şifa yönü olarak karnabaharla ortak yönleri bulunmaktadır.

            Zengin bir kalsiyum oranına sahip olan Brokoli’nin,

kemik erimesi,

yüksek tansiyon,

kötü kolesterol ve farklı kanser türlerindeki

etkisi klinik çalışmalarla kanıtlanmış olup yaşam kalitesini arttırıcı bir etkisi vardır.

Kısa Bilgiler

 

 

1)                 Portakal ve Greyfurt eğer sabahları aç karına içilirse yorgunluk ve baş dönmesi yaptığını , akşamları ise  yatmadan önce içilirse uykusuz yapacağı için sabahları depresif  olmanıza neden olacağını,

2)                 Akşamları geç saatlerde yenilen tatlının sabahları baş ağrısı ile uyanmamıza neden olabileceğini,

3)                 Nane çayını alışkanlık haline getirdiğimiz takdirde Karaciğerimizi yoracağı için metabolizmamızı olumsuz etkileyeceğini,

4)                 Üzüm suyunun, portakal suyundan çok daha güçlü bir antioksidan olduğunu,

5)                 Küflenmiş sebze, ekmek ve çerezleri kesinlikle tüketmemiz gerektiğini çünkü küflenmiş besin maddelerinin Aflatoksin adı verilen karaciğer kanseri oluşumuna sebep olabilen bir madde içerdiğini,

6)                 Zaman zaman mide ve yemek borusundaki yanma şikayetlerimiz için  sadece ve sadece   2 yudum içeceğimiz soğuk sütün 5-6 dakika sonra yanmayı geçireceğini,

7)                 Fazla süt tüketiminin hem kabızlık hem de şişkinlik yaparak sindirim tembelliğine yol açtığını ve bunu önlemek için yanında mutlaka bir dilim kepek ekmeği tüketmemizi,

8)                 Organlarımızın rahat çalışabilmesi, toksinlerin atılması ve cildimizin tazeliğini koruması için gün boyu en az 1,5 lt. su içmeyi alışkanlık haline getirmemizi,

9)                 Kesinlikle çekirdekleri filizlenmiş kavun veya karpuzları yemememizi çünkü zehirli olduğunu,

10)            Parkinson hastalığına karşı ise beslenmenin rolü büyük olduğunu

Yulaf, buğday ve kepek içeren besinler ile kabak çekirdeği ve muz tüketilmesinin önemli ölçüde etkisi olduğunu ve bu hastaların kahve tüketiminde ölçülü olmalarını,

11)            C vitaminin fazla alındığı takdirde kabızlığa neden olduğunu ve fazla alınan vitaminlerin ortak yönü yorgunluk yaptıklarını. (C ve E vitamini) Dengeli bir şekilde alınması gerektiğini,

12)            Demir eksikliği çekenlerin ise kahve, çay , kola ve çikolata tüketiminde ölçülü olmaları gerektiği hususlarında önem durmuşlardır.

            Daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz yazarın incelediği diğer bitkilerin isimleri ve internet adresi perdede sunulmuştur.

 

  • Karabaş Otu
  • Enginar
  • Pırasa
  • Keçiboynuzu
  • Yulaf Samanı
  • Arslanpençesi
  • Lavanta
  • Civanperçemi
  • Papatya
  • Ebegümeci
  • Karnabahar
  • Ispanak
  • Domates
  • Kereviz
  • Soğan
  • Üzerlik Tohumu

 

SONUÇ:

Sonuç olarak;

Hayat çok güzel ve onu en sağlıklı şekilde yaşabilmek için tavsiyeleri dikkate almak bizlerin yararına olacaktır, tabiki. Unutmamalı ki her şeyin azı karar çoğu zarar. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileklerimle...